top of page
All Posts


Kabuğunu Kırmak: Sahte Kendilikten Gerçek Kendiliğe
Kabuğunu Kırmak, çocuklukta uyum sağlamak için kurulan sahte kendiliğin yetişkinlikte dar gelmeye başlamasıyla ortaya çıkar. Çocuk kendini korumak için uyumlanır, kendi ihtiyaçlarını geri çeker; fakat yetişkinlikte bu uyum artık acı verici bir sessizlik ve kendine yabancılaşma yaratır. “Kendim gibi değilim” hissi, gerçek kendiliğin içeriden çağırdığı bir kırılma noktasıdır. Bu çağrı fark edildiğinde kabuk çatlamaya başlar. Gerçek kendilikle temas etmek, kişinin hem duyguların
Klinik Psikolog Sena Akgün
3 Oca1 dakikada okunur


Birlikte Ama Uzak: İlişkide Sessiz Kopuş
Birlikte Ama Uzak kalmak, birçok çiftin sessizce içine düştüğü bir duygusal çökelme hâlidir. İlişki büyük bir olayla değil, küçük uzaklaşmalarla çözülür: konuşmalar azalır, temas kaybolur, duygusal alan daralır. Zamanla yan yana ama birbirinden uzak iki hayat yaşanmaya başlanır. Aynı evde iki yabancı olmak, ilişkinin canlılığını yitirmesinin en görünür hâlidir — üstelik çoğu zaman bu sessizlik yıllarca fark edilmeden sürer. Bu kopuşu fark etmek, ilişkiyi yeniden kurabilmek iç
Klinik Psikolog Sena Akgün
3 Oca1 dakikada okunur


Kadınlık ve Cinselliğin Eşiğinde: Bedenle Yeniden Karşılaşmak
Kadınlık ve Cinselliğin Eşiğinde durmak, pek çok kadın için hem yüzleşme hem de özgürleşme anlamına gelir. Beden, kadınlık rolleri, arzular ve sınırlar çoğu zaman kültürel kodlar, aile söylemleri ve sessizliklerle şekillenir. Bu nedenle kadın, kendi bedenini ve cinselliğini çoğu zaman kendi deneyiminden önce başkalarının sesiyle tanır. Cinsellik yalnızca bir eylem değil; bedenin hafızasında biriken duyguların, öğrenilmiş yasakların, utancın ve özlemin bir toplamıdır. Kişinin
Klinik Psikolog Sena Akgün
3 Oca1 dakikada okunur


İyileşmenin Sessiz Eşiği: Değişimin İlk İşaretleri
İyileşmenin Sessiz Eşiği, çoğu zaman büyük bir kırılmadan değil, küçük ve derin fark edişlerden oluşur. Bir gün aynı tepkiyi vermediğinizi, bir duygunun içinde kaybolmadan durabildiğinizi ya da eskiden ağır gelen bir şeyin artık farklı hissettirdiğini fark edersiniz. Bu küçük değişimler, içsel kaynakların yeniden harekete geçtiğinin göstergesidir. İyileşme, kişinin kendi duygusal alanını düzenleyebildiğini hissetmesiyle büyür. Daha net görmeye, daha sakin hissetmeye, ilişkile
Uzman Psikolojik Danışman Kadir Gündoğdu
3 Oca1 dakikada okunur


Yakınlığın Sınırında: Bağlanmak ile Korkmak Arasında
Yakınlığın Sınırında kalan birçok insan, ilişkide iki zıt duygunun arasında sıkışır: Yaklaşınca kaybolacakmış gibi hissetmek, uzaklaşınca derin bir yalnızlığa düşmek… Yakınlık hem bir ihtiyaç hem de bir tehdit olarak yaşanır. Çocuklukta deneyimlenen duygusal iklim, yetişkinlik ilişkilerinin ritmini belirler; bazıları için bağlanmak boğucu, bazıları için ise vazgeçilmezdir. Bu nedenle ilişki çoğu zaman salınımlarla ilerler: bir adım yakınlık, bir adım geri çekilme. Bu içsel ha
Klinik Psikolog Sena Akgün
3 Oca1 dakikada okunur


Aşkın Psikopatolojisi: Seviyorum Ama Kimi?
Aşkın Psikopatolojisi, ilişkilerde tekrar eden duygusal döngülerin çoğu zaman bugünden değil, geçmişten beslendiğini hatırlatır. Kimi insan sevdiğini sanırken aslında çocuklukta karşılık bulmamış bir ihtiyaca bağlanır; kimi, partneriyle değil kendi yaralı tarafıyla ilişki kurar. Sevgi ile bağımlılık, yakınlık ile kaygı, temas ile kaçınma iç içe geçer. “Seviyorum ama kimi?” sorusu, genellikle ilişkinin değil, içsel bir duygusal tarihin yankısını işaret eder. Partnerde gördüğüm
Klinik Psikolog Sena Akgün
3 Oca1 dakikada okunur


Yalnızlık Deneyimi: “Aynı Dala Tüneme”nin Terapideki Anlamı
Son yıllarda hem günlük yaşamda hem de terapi odasında sıkça duyulan cümlelerden biri şudur: “Kendimi çok yalnız hissediyorum.” Yalnızlık bazen bilinçli bir geri çekilme, bazen de kişinin içinde bulunduğu koşulların kaçınılmaz bir sonucudur. Bebeklikten yetişkinliğe uzanan birçok geçişte—ayrılmalarda, değişimlerde, ilişkisel hayal kırıklıklarında—bu duygu farklı biçimlerde karşımıza çıkar. Terapide “aynı dala tüneme” olarak adlandırılan deneyim, danışanın duygusal olarak anla
Uzman Psikolojik Danışman Kadir Gündoğdu
3 Oca1 dakikada okunur


İhmal–İşgal Döngüsü: Neden Aynı İlişkileri Yaşıyoruz?
Bazı ilişkilerde kişi kendini sürekli aynı döngünün içinde bulur. Yakınlık arttığında huzursuzluk, mesafe oluştuğunda ise yoğun bir boşluk hissi ortaya çıkar. İhmal–işgal döngüsü, neden aynı ilişkileri yaşadığımızı anlamak için önemli bir çerçeve sunar. Bu döngüde bir yanda görülmeme ve ihmal edilme korkusu, diğer yanda sınırları zorlayan bir yakınlık ihtiyacı iç içe geçer. Çocuklukta yaşanan duygusal ihmal, yetişkinlikte sınırla karşılaşıldığında bunu bir tür “varlık teyidi”
Uzman Psikolojik Danışman Kadir Gündoğdu
2 Oca1 dakikada okunur


Psikoterapide Bütüncül Yaklaşım: Neden Önemli?
Neşet Ertaş’ın dizelerinde söylediği gibi:“Hep yolcuyuz böyle gelir gideriz…”İnsanın yaşam yolculuğu birçok durak içerir ve bu duraklarda hem kendini hem de ötekini anlamaya ihtiyaç duyar. Bütüncül psikoterapi, insanın tek bir yönünü değil;davranışlarını, düşüncelerini, duygularını ve tüm bunların köklerini birlikte ele alır. İnsanoğlu yaşamın içinde farklı kavşaklara varır. Bir kavşakta duygular baskınken, başka bir kavşakta davranışlar ya da bedensel tepkiler öne çıkar. Büt
Uzman Psikolojik Danışman Kadir Gündoğdu
2 Oca1 dakikada okunur


Terapi Neden İşe Yarar? İyileşmenin Temel Dinamiği
Sahi Terapi Neden İşe Yarar? Çocukken düştüğümüzde yarayı temizlemeden önce annemizin üfleyişi nasıl acıyı hafifletiyorsa, terapide de iyileşme çoğu zaman dokunulmadan başlar. İnsan kendisine uzanan samimi bir temasta, henüz yarası açılmadan bile rahatlama hissedebilir. Seans odasında terapist, danışanın beden diliyle, sesiyle, ruhuna ait tonlarla karşılaşır ve tüm bu buluşma güven duygusunu yapılandırır. Danışan kendi içsel yarasını anlamaya, nefesini daraltan sebepleri fark
Uzman Psikolojik Danışman Kadir Gündoğdu
2 Oca1 dakikada okunur


Psikoterapi: Güverteden Okyanusa Bakmak
Psikoterapi, kimi zaman güverteden okyanusa bakmaya benzer…İnsanın içinde taşıdığı umut, dalgaların ritmi, alabora olma ihtimali ve yeniden yola koyulma cesareti aynı yerde durur. Hayatta ilerleyebilmek için önce halatları çözmek gerekir. Hikâyelerde ve filmlerde geminin kaptanı halatları çözüp rotaya çıkmadan önce nasıl bir hazırlık yapıyorsa, terapi de kişinin kendi yolculuğuna çıkabilmesi için içsel düğümlerini çözme alanıdır. Bu yolculuk bazen güneşli, bazen fırtınalıdır;
Uzman Psikolojik Danışman Kadir Gündoğdu
2 Oca1 dakikada okunur
bottom of page